Skip to content

Social Media Week – Sonrası.

20/02/2011

Istanbul Social Media Week beklediğimden az bir katılımla sona erdi.

Başlangıç için harikulade denilebilir, o ayrı bir konu.

 

Bir önceki yazımda gideceğim konferanslardan söz etmiştim.

Perşembe günü TEDxReset’le çakışması kötü bir tesadüf oldu. Dünya takvimindendir, değiştirememişlerdir, olabilir. Elimde olmayan sebeplerden ikisine de katılamadım; o apayrı bir konu.

 

 

≠ Fotoğrafın kredisi

 

Santralistanbul ev sahipliğinden gerçekleşen   konuşmaların ufak bir talihsizliği vardı; o da tatil haftası olması nedeniyle saat başı kalkan shuttle. Okul döneminde 20 dakikada bir olması ayrı bir kolaylıkmış, bunu biraz daha anlamış olduk.

Gelen konukların eski saatlerden haberdar olmadıklarından memnuniyetsizlikleri görülmedi.

Havanın kapalı olmaması da katılım açısından olumlu etki yarattı, en azından Perşembe günü hariç.

 

 

Gelelim konuşmalara,

Açılışı Çarşamba günü merakla beklediğim ‘Sosyal Medya Gazeteciliği Öldürüyor Mu?’ ile yaptım; konuşmacılar Prof. Dr. Haluk Şahin ve Serhat Ayan, moderatör ise son dakika değişikliğiyle Erkan Saka.

 

Prof. Dr. Haluk Şahin hakkında çok fazla bilgim yoktu. Öğretim görevlisi, yazar, danışman, gazeteci, TV programcısı;  hayatına birçok şey sığdırmış bir insan. 70’lerde Amerika’da gazetecilik eğitimi almış; muazzam. Diğer konuşmacı  ise Serhat Ayan, ben onu e-türkiye.net ‘ten anımsıyorum. Beklenenin aksine, Haluk Şahin sosyal medyayı daha iyi kavramış  ve yükselen -hatta halihazırda yükselmiş- değerini iyi analiz edebilirken, Ayan, bunları göz ardı etmeyi tercih etti. Mantıklı  argümanları vardı elbet; ta ki Wikileaks Washington Post tarafından yayıldı, Facebook ve Twitter’ın büyük etkisi olmadı  diyene kadar. Yine de konuşmanın en can alıcı kısımlarından biri, Milliyet’e ilk kez bilgisayar geldiği zamanların  anlatılmasıydı, tartışmadan daha canlı olan anılardı. Şahin, etik konusunda çok doğru noktalara değindi, kolunun altına  aldığı iPad ise onun yaşındaki başka birine yakışmazdı herhalde. Harika bir insan!

 

Sorun şu ki; bir önceki konuşmanın geç bitmesi aksaklıklara yol açtı.

Bu konuşma geç başladı, Haluk Şahin’in bir yere yetişmesi gerekti; bir sonraki konuşmada da Aslı Telli erken ayrılmak zorunda kaldı.

Bunlara dikkat edilmesi gerekiyordu!

 

Erkan Saka sempatik bir şekilde ağır konulardan bahsetti, sunum yine Word’deydi, Powerpoint değil. Şaşırmadık.

Aslı Telli de güçlü bir  biçimde katkıda bulundu konuya. Anlık tweetlerden bakılabilir genişletilmiş içeriğe; olabildiğinde kısa bahsetmeye çalışıyorum burada. Kolektif akıl, kolektif üretim; duruma örnek teşkil eden ülkelerden bahsedildi. Sade bir sunum hazırlamıştı, keşke erken ayrılmasaydı da uzun uzun konuşabilseydik konuyu. Başka bir zamana artık!

Son sunum olmanın ‘talihsizlik’ anlamına gelmediğini de görmüş olduk.

Genel olarak: Keyifliydi.

 

 

Perşembe günü elimde olmayan sebeplerden dolayı katılamadım, belirtmiştim.

 

 

Cuma günü büyük merakla beklediğim ‘Sosyal Medyada Yaratıcılık ve Yeni Anlamıyla İçerik’ vardı. Evet, tabii ki çok eğlenceliydi!

Katılımcıları hatırlarsak; listede Kaan Sezyum, zaytung.com, bobiler.örg ve moderatör olarak McCann Ericsson’dan Gökhan Yücel vardı. Muhtemelen  bu seneki etkinliğin en canlı konuşmasıydı.

Social Media Week ardından yazılan çok yazı bulamadım, bulduklarım da bu oturumdan verim almadığından   yakınanlarınkiydi. Çok geyikmiş çünkü. E ne olacaktı? Takım elbiseyle gelip ciddi mi tartışacaklardı?

Onu geçtim, verim alınmadığını söylediler. Birkaç macbook şakasından ve monte inceledikten sonra sitelerin mecralarla, reklam ajanslarıyla ve hukuksal yollardan giren baş ağrısıyla devam etti peşpeşe mevzular. “Reklam ajansları çalıştığı marka  kadar zeki işler yapabiliyor.” dedi Kaan Sezyum ve olayı örneklerle dillendirdi.

‘Yüreğine sağlık Mario!’ aklımda kalanlardan. PES muhabbetleri de öyle. Keyifliydi.

 

 

Gelmeyenler seneye aynı hataya düşmez umarım.

Seyircinin katılımıyla büyüyecek bu işler, biraz hareket lazım.

.

.

.

.

.

Öyleyse Radiohead ile veda edelim, başka türlüsü  şu günlerde ayıp olur.

 

Fonda çalan şarkı: Radiohead –  Feral


Reklamlar
No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: